Çevresel etkenler, yanlış beslenme, zararlı alışkanlıklar nedeniyle vücutta atılması gereken toksinler birikebilir. İnsan vücudu toksinleri kendisi temizleyebilir ancak organların fazla stres altında kalmasını önlemek için detoks içecekleri gibi farklı yöntemlerden faydalanılabilir. Hücrelerin içinde veya arasında çevresel etkenler, yanlış beslenme, zararlı alışkanlıklar nedeniyle sıvı birikmesi “ödem” olarak ifade edilir.
Vücudun savunma sistemi olan bağışıklık zaman zaman yetersiz kalabilir. “Bağışıklık sistemi neden zayıflar?” sorusuna farklı şekillerde cevap verilebilir. Stres, uyku düzensizliği, yetersiz veya dengesiz beslenmek, fiziksel aktivitenin azalması gibi sebepler ve bazı hastalıklar bağışıklığı düşürerek bedeni savunmasız bırakır. Peki, düşük bağışıklık belirtileri nelerdir?
Whey proteini, peynir altı suyundan üretilen hayvansal bir gıda takviyesidir. İnek sütü, içeriğinde iki çeşit protein bulundurur. Bunlardan biri kazein proteini diğeri ise whey proteinidir.
Ketojenik diyet ifadesinin son zamanlarda sıklıkla duyulan sözcükler arasında olduğunu söylemek mümkündür. Hal böyle olunca artıları, eksileri, çeşitleri nelerdir gibi merak uyandıran soruların da doğal olarak aynı yaygınlıkla sorulması kaçınılmaz olmaktadır. Ketojenik diyet uygulamaları arasında hızla yaygınlaşan ve düşük kalorili ketojenik diyet olarak adlandırılan yeni nesil diyet modeli son zamanlarda çok ses getiren bir örnektir. Gelinen bu noktada ketojenik diyet nedir, düşük kalorili ketojenik diyet nedir sorularına cevap vermek ve konuya bunun ardından devam etmek yerinde olacaktır.
Herhangi bir diyet değişikliği, mevsim değişikliği veya seyahat durumlarında diyette yer alması gereken probiyotikler vücut sağlığı için önemli bir rol oynar. Vücutta doğal olarak bulunan, aynı zamanda dışarıdan alınan besinler ve takviyeler ile artırılabilen probiyotikler bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve kanser de dahil çok sayıda hastalığa karşı koruma sağlamaya yardımcı olur.
Peki, probiyotik nedir? Probiyotik ne işe yarar? Cevaplar bu içerikte!
Birçok kişinin şikayetçi olduğu ödem, vücut dokularında aşırı sıvı birikmesi ile meydana gelen şişlik durumudur. Vücudun genelinde görülebileceği gibi el, kol ya da bacak gibi farklı kısımlarında da oluşabilen ödem, çeşitli sağlık sorunlarından kaynaklanabilir. Ödemin tedavisinde kullanılan yöntemler de bu sağlık sorunlarına göre farklılık gösterir.
Diyet süreçlerinde zorunlu olarak kalori kısıtlamasına gitmek, ciddi açlık krizlerini de beraberinde getirebilir. Nitekim diyetin bir noktadan sonra bozulmasında da genel olarak bu tip açlık krizlerine yenilmek, en önemli nedenler arasında yer alır. Oysa önüne geçmesi güç açlık krizlerini bastırmak ve diyete kesintisiz şekilde devam edebilmek, hem güçlü bir iradeyle hem de ideal gıdaları tüketmekle mümkündür.
Selülit, özellikle kalça ve bacak gibi bölgelerde yer alır. Portakal kabuğuna benzer çukurluklardan oluşan bir görünüme sebep olur.
Bu görünüm, “Selülit nedir, nasıl geçer?” sorularını ortaya çıkarabilir. Selülitin geçmesi için yaşam tarzında birtakım değişiklikler yapılmalıdır.
Selülit, fazla kiloya veya bazı zararlı maddelerin cilt altı dokusunda birikimine bağlı olarak cilt gerginliğini sağlayan tabakanın ve kolajen yapısının bütünlüğünün bozulması sonucunda oluşur ve pürüzlü deri görünümüne sebep olur.
Aralıklı oruç, if diyeti veya intermittent fasting olarak adlandırılan diyet modelidir, tüketilen yiyeceklerin ne olduğundan çok hangi saatlerde yeneceğiyle ilgilenen bir anlayıştır. Alışılagelen diyet usulleri çoğu zaman yenmesi desteklenen veya yasaklanan yiyecekler ile karakterizedir. Ancak if diyeti listesi sınırlanan veya serbest bırakılan yiyecekleri içermez. Bu durumda “Aralıklı oruç diyeti nedir, nasıl yapılır?” sorusu hemen akla gelecektir. Bu soruya cevaben günün yemek yenen ve yenmeyen iki bölüme ayrıldığını ve yemeye açık saatlerde nelerin yeneceğine dair önemli bir engellemenin bulunmadığını söylemek mümkündür.
Havaların ısınıp yaz aylarının gelmesiyle beraber çoğu kişi ideal vücut görünümüne kavuşmak için fazla kilolarından kurtulmayı sağlayacak bir diyet arayışı içerisine girer. Sadece hızlı kilo verme değil, sıkı ve fit bir vücuda sahip olmak da bu dönemde büyük önem kazanır. Özellikle plaj vücudu yaz aylarında dikkat çekici bir görünüme ulaşmak isteyenler için önemlidir.
Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum Ve Antioksidanlardan Zengin Unicomplex Plus ile Zinde Kalın!
Fazla kilolardan şikayetçi kişiler tarafından kilo kaybı süreci için tercih edilen çok sayıda diyet türü mevcuttur. İlk başta epilepsi tedavisi için geliştirilen ketojenik diyet de yağ yakmak için kullanılabilecek diyet seçeneklerinden biridir. Bu diyet seçeneği ile ilgili olarak "ketojenik diyet nedir?", "ketojenik diyet nasıl yapılır?" gibi soruların yanı sıra ketojenik diyet listesi ve ketojenik diyet faydaları gibi konular da birçok kişi tarafından merak edilir. Bu yazıda "ketojenik diyet nedir, nasıl uygulanır?" sorularının cevapları mevcuttur.
Yemek sonrası vücut yenilenleri sindirirken belli oranda kalori harcar, buna besinlerin termik etkisi denir. Yapılan araştırmalara göre; yağlarda bu enerji %3 civarında, karbonhidratlarda %15 civarındayken; proteinlerin sindirimi sırasında harcanan enerji %30 lardadır!
Kolajen; vücutta bulunan kemik, tendon, bağ, kıkırdak, kas ve deri gibi yapıların %80’ini oluşturan yapısal bir proteindir. Ana görevi bu yapıları korumak ve bir arada tutmak olan kolajen; vücudun temel hammaddesi sayılabilir.
“Hızlı ve kalıcı kilo nasıl verilir?”, “Hızlı kilo verme yöntemleri nelerdir?”, “Hızlı ve kalıcı kilo verme diyeti var mıdır?” gibi sorular sıkça sorulan sorular arasındadır. Sağlıklı ve hızlı kilo vermek doğru yöntemler ile uygulamaya geçtiği zaman başarılı bir hal alır. Doğru adımlar takip edildiği takdirde sağlıklı ve enerjik bir vücuda ve fit görünüme sahip olunabilir.
Vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri günlük tükettiğimiz çeşitli besinlerden alırız. Ancak zayıflama diyeti sürecinde azalmış kalori alımı bazı vitamin ve minerallerin eksikliğine sebep olabilir. Genellikle çok önemsenmeyen bu durum, vücudun işleyişinde aksaklıklara sebep olur; saç dökülmesi, kaslarda zayıflık, beyinsel fonksiyonlarda bozulmalar gibi zamanla ciddileşen problemlere yol açabilir.